Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda Gözlerin kal diyor dudakların git Bakışın anahtar, gözlerin kilit Ellerin aç diyor, dudakların git.
Ayrılık; dönüşü olmayan nehir Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir Gözyaşın kal diyor, dudakların git.
Gidersem, bir daha dönmeyeceğim Kalırsam, kalbime yenileceğim Çözemedim seni delireceğim Gözlerin kal diyor, dudakların git.
Duvardan insin mi resimlerimiz, Yabancı olsun mu isimlerimiz? Ya o, deli dolu gecelerimiz Anılar kal diyor, dudakların git.
Bu roman da biter belki birazdan Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan Ağlıyor besteler yine hicâzdan Şarkılar kal diyor, dudaklar git...
Ahmet Selçuk İLKAN
BİLSEYDİM
Meydan mı verirdim bu ayrılığa? Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim dünyanın böyle karanlık, Bilseydim bu kadar dar olduğunu.
Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın Bilseydim bir anda kor olduğunu. Bilseydim şu anki gönül acımın Senin yokluğundan var olduğunu.
Boyun mu bükmezdim sitem etmene, Bilseydim sükûtun kâr olduğunu. Sebep mi olurdum dargın gitmene, Bilseydim küsünce sır olduğunu.
Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz, İçimin ağlayan nâr olduğunu. Bilseydim odamın dört duvarı buz, Sensiz yatağımın kar olduğunu.
Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim zindandan daha karanlık, Bilseydim hücreden dar olduğunu....
Cemal SAFİ
MEHMET
Aşk Acı Çekmekti
Bu sensiz kaçıncı gecem? Kaçıncı damladır bu gözümden akan? Bitmiş bir aşkın peşinden Nedir hala yüreğimi yakan?
Düşünürdüm, hayatımdaki her şey gibi Bu heves de elbet geçer birgün. Dedim hep kendime, bir gül gibi Kara bir gül gibi aşkım solar birgün.
Oysa aşkımın gülleri büyüdü, Sarmaşıklara karıştı hepsi. Dikenleri kanatıyor gönlümü, Heran yaram derinleşiyor şimdi. Yüreğimdeki yangın söner diye Bekledim, sabrettim gecelerce. Ama gözlerin gözlerime değdiğinde Bir yer daha tutuştu gönlümde. Artık anlıyorum sevmeyi, Hayatı, yaşamayı, ölmeyi Her şey tek bir söz üzerine kuruluymuş; Aslında aşk acı çekmekti..!
::
Benimle Gelebilir misin
Zümrütü-anka kusunun kanatlarindaki incileri Toplayabilir misin kaf daginin ardinda Çilginca kanat çirpan martilari kovaliyabilir misin Deniz kiyilarinda deniz kiyilarinda Sayabilir misin ki aglayan yildizlari yalniz gecelerim de Zümrüt rengi safaklari karsilayabilir misin benimle Balta girmemis kuytu ormanlarda Ask merdivenleri toplayabilir misin benimle Kirlarda tutsak olmus papatyalara Sorabilir misin ahu-zarimi acilarimi Gülistanlarima çiy damlalari gibi dökülen Gözyaslarima dokunabilir misin Oturabilir misin yaylalarimda kurulan Halil Ibrahim sofralarina benimle Ayaklarini denize sallandirip bekleyebilir misin Iskelelerde göz kirpan yakamozlarimi bekleyebilir misin Karanliklarima gelebilir misin baligin karnindaki Yunus gibi Tufanimdan sonra Nuh'un gemisine binebilir misin korkusuzca Gelebilir misin uçsuz bucaksiz çöllerime Kerem gibi serap ugruna Rakseden kankirmizisi gelincikleri toplayabilir misin benimle! Gelebilir misin ürperten baharima Yakan yazima Donduran kisima Olabilir misin benim kadar özgür çilgin olabilir misin! ! ! !
Sanırım
Galiba yarın ayrılık günü Bu son gecenin sessizliğinden belli Yatakta aramızdan akan nehirden belli Tozlu rafından ayrılan valizinden belli Keşke söylenecek bir sözüm olsaydı İkna edebilseydim seni keşke Gururumu hiçe sayıp ayaklarına kapanabilseydim İçimde kopan fırtınalar nafile,anladım Valizine sığdırdığın anılardan belli Demek gerçekten gidiyorsun,öyle mi? Hoşça kal derken için acımayacak,öyle mi? Derdime derman,sorularıma cevap yok,öyle mi? Yüzünde asılı çaresizlikten belli…
Vursaydın Ben Ne Derdim ki
Kesmeden şu nefesimi Yıkmadan can kafesimi Figana dönen sesimi Duysaydın ben ne derdim ki Ayrılmadan hep yanımda Kan olsaydın damarımda Bülbül gibi dallarımda Kalsaydın ben ne derdim ki Kurutmadan gül bağımı Söndürmeden ocağımı Bir kenara yatağımı Açsaydın ben ne derdim ki Umudumdun sen umudum İsteseydin kul olurdum Aşkımızı yudum yudum İçseydin ben ne derdim ki Bağlamadan ellerimi Kör etmeden gözlerimi Terketmeden,benden seni Alsaydın ben ne derdim ki Bırakmadan tek başımla Kanderyası gözyaşımla Ucuzundan tek kurşunla Vursaydın ben ne derdim ki
Yanımdayken Aradım Seni
Sen varken de aradım seni, yokluğunda olduğu gibi, belki seversin diye beni, çözmeye çalıştım seni....
karanlıkta aradım seni, korkmadan, soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan, artık bıktım yokluğundan, soruyorum seni, her tanıdığından.... sensizliği kaldıramam bilirsin, bilirsin de nerdesin, sen şu yarama tek çaremsin, sen hergün ağlattığın yüreğimsin....
satırları senle doldurdum, her geçene seni sordum, hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum, artık kalbime adını koydum...
MEHMET
Sen de Yanarsın
Aşka davet eder, derde salarsın Beni mecnun eder, seyre dalarsın Bu kadar da zulüm etme sevgili Yaktığın ateşte sen de yanarsın
Sevda üzerine oyun oynanmaz Seven gönüllerin ahı alınmaz Senin de yüreğin sanma ki yanmaz Yaktığın ateşte sen de yanarsın
Sanma güzelliğin yarına kalır Alaycı gülüşün mazide kalır Eziyet ettiğin bir MEHMET kalır Yaktığın ateşte sen de yanarsın
Bırakın Gitsin
Söyleyin ne verdi bana dertlerden baska Küstürdü beni sevgiye,hayata ve aska Benimde elbet birgün sans1m dönecek, Birakin su zalimi birakin gitsin.
İnanin sevilmek çok geldi ona Simdi onuda dünyasi çöksün O da ask acicini bu derleri görsün Birakin bizim sevdamiz burada bitsin.
Yasatmadi bana bu askimizi doyasiya Zehir katt1 ekmegime, suyuma, asima, Bahari görmeden kisi getirdi dallarima Birakin su zalimi birakin gitsin..
Anmayin yanimda o vefasizin adini Tekrar kanatmayin su kapanan yarami Çok çektim ben ondan tekrar bana bunu yüklemeyin Birakin su zalimi ne olursunuz birakin gitsin...
Hadi Gel
Yıldızlar beni yutmadan Çevirdim geceden yüzümü Ay güneşi tutmadan Hadi gel,soldurma gülümü Hadi gel bana güpegündüz Geceler ihanet etmeden Sar beni,gülsün artık bu yüz Henüz kolların sağlamken Ağlatmasın beni şafaklar Her gece,düşmez ay ışığı ellerime Hadi gel,yıldızlıdır karanlıklar Sisler inmeden gözlerime
MEHMET
Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazen Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek
.
Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
Unutamayacaksın
seviyorum bir başkasını desen de yalan! unutamayacaksın beni, unuttum desen de yalan! benim yerime, kim olursa seni soran benim diye sarılacaksın inan!
öyle günler gelecek ki, ismimi haykıracaksın, beni uzak uzak yaşayacaksın, sevdiğini sandığın her kişide, beni bulacaksın, unuttum seni deme,unutsan da yalan, bendim seni senden ilk alan, unuttum dediğin koca bir yalan!
Yalancı
Yalancı kalbinde hiç sevgi yokmuş Sevgi damarların kalbinden kopmuş Sevmekte sevilmekte niyetin yokmuş Çünkü sevildiğini sen bilmedin ki Yalancı sevgiler hüsran olurmuş Sevmeyi bilmeyen yolda kalırmış Varlığın içinde darda kalırmış Çünkü varlığını sen bilmedin ki Yabani ağaçta gül olurmuymuş Sarı gül dikersen al olurmuymuş Zorla sevilenden yar olurmuymuş Çünkü sevildiğini sen bilmedinki.
Ne gözlerimdeki sen bir yere gitmiş gibi Nede yüreğimde sevgin azalmış gibi Ne sana bakmaktan vaz geçer bu gözler Nede seni sevmekten vaz geçer bu yürek Ben sevmeyi sende öğrendim be gülüm Seni gördü bu gözler ilk bakışında Gözlerinde yaşadım ilk sıcaklığı Seninle atıyordu bu yürek Sensiz hayat bir azap...
Güz'üm Gül'üm
geldi geçti,koskoca güz ederek arkasındaki herşeyi,dümdüz çiçeklerden kardelen kalmış kaçak ağaçlar yine çırılçıplak sen geldin geçtin benden bi ben geçemedim senden bi hayalin kaldı bende kalbim,kalbim o da sende mevsim ayaz şimdi buralarda örtüsü beyaz,yerdeki karda saatim yaza üç var takvimler mi? onlara sorarsan bu kar daha çok yağar senin mevsimin ne şimdi? yaz mı? ayaz mı? sevdiğin renk hala mavi mi? beyaz mı? herşey değişir,mevsimler gibi anılar kalır geriye,güz ve gül tabi bazen gözyaşı,bazen tebessüm sebebi.
Bir Damla Aşk
Önce; bir damladır yüreğine düşen, Sonrası ışık hızıyla, Çoğalır,çoğalır da; aşar seni, Sel olur, durmaz, Habire, Katar önüne seveni. Sürükler habire, habire... Ve bir bakarsın ki, Olmuşsun ırmak, Olmuşsun deniz, Olmuşsun umman... Onunla özdeşleşmişsindir artık, Yani; Sen o demektir, o ise; sen...
Yalancı Dostlarım Her zaman sömürdüler Hep yüzüme güldüler Bilmem, şimdi nerdeler ? Benim yalancı dostlarım . Zengindim, hısmımdınız Fakirim, hasmımsınız Anladım, Şeytan'sınız Benim çıkarcı dostlarım .
Acem Kızı
Dildar gözlerine dilekler yazdım. Bir uçurtmanın uzaklığı kadar, Enginliğini hissettim sözlerinde. Bir ağacın sessizliği kadar, Asilliğini sezdim hareketlerinde. Senin ne sıradanlığını bilirim, Nede olağan üstü hareketlerin vardır aklımda kalan... Sende beni tutan, O narin bedeninde , Olağan üstünlüğü sıradanlaştırman Bende birtek kalan. Başlangıcı olmayan bir hikayenin Kahramanı olmanın ne olduğunu bilmek.
Ben Öleyim
Nedir senden çektiklerim Nedir bana ettiklerin Söyle ismi nedir zalim Vur beni de ben öleyim...
Çektiğimi kimse çekmez Sükutumu kimse bilmez İçim kanar yüzüm gülmez Vur beni de ben öleyim...
Ateş oldun beni yaktın Zehir olup kana aktın Bilmedim sana ne yaptım Vur benide ben öleyim...
Ben öleyim yar Ben göçeyim yar Senle acı çekmektense Vur öleyim yar...
Benden Anlamadın Şiirden Anla
Benden anlamadın şiirden anla Bir gülüşünle yaşadığımı Kavgalıyım sensiz geçen zamanla Hayatttan bir zevk almadığımı Benden anlamadın şiirden anal
Gör halimi neden bu işkenceler!? Zalim misin,neden zulum edersin? Güzelim birgün güzelliğinde geçer Diyen olacak mı sana “NERDESIN”? Gör halimi neden bu işkenceler!?
Sevda nedir aşk nedir göreceksin besbelli Derdimin dermanının sen olduğunu Verecek misin bilmem bana bir teselli Gördüğünde içimdeki o gülün solduğunu Sevda nedir aşk nedir göreceksin besbelli
Gülüm neden kaçarsın uzaklaşırsın benden? Zararım mı dokundu seni düşündümde? Sen gülsün ben bülbül zarar ne bülbülünden Belki sende anlarsın bir aşka düştüğünde Gülüm neden kaçarsın uzaklaşırsın benden?
Gül sensin bülbül ben bülbül gülsüz olur mu? Neden bu işkenceler ne istersin bülbülden? Uzaklaşmak ne diye ?!!!Bu tavır konulur mu? Bir gün pişman olup kaçacaksın kendinden Gül sensin bülbül ben bülbül gülsüz olur mu?
Özgür Bırak
Özgür bırak, Yazsın ellerin, Aklından geçeni, Bırak söylesin dillerin, Yazdığın her heceyi, Özgür bırak dudaklarını, Yavaş, yavaş fısıldasın, Kalbindeki duyguyu, Özgür bırak gözlerini, Utanma duygusu olmadan, Baksın istediği yere ve de kişiye, Sen sadece özgür bırak, Gerisini de onlara bırak, İşte her şey her acı o zaman son bulacak.
özlem bitti Sona erdi fırtınalı günlerim Özlem rüzgarları çiçek açtı, gel Doğdu özgürlüğün ısındı içim Özlem taburları çiçek açtı, gel
Özgür ocağında gururum kaynar Serildi yerlere demir kapılar Ayrılık sancısı bitti güzel yar Özlem sabırları çiçek açtı, gel
Kendi öz yurdunda esir olmuştun Esaret altında kalpten solmuştun Yine de doğruyu Hakta bulmuştun Özlem zikirleri çiçek açtı, gel
Soydaşın Türkiye’m sevdalı sana Öz kardeşim gel de kavuş Atana Türk’ün havasını doldur kanına Özlem nefesleri çiçek açtı, gel
Çok şükür güneşi gördü gözlerim Birlik şarkısını söyler sözlerim Ak toprağa secde eder yüzlerim Özlem zincirleri çiçek açtı, gel
MEHMET
Gül diye kokla güz dalgınlıklarını Umut tacirlerine yüz verme sakın Yenilirsen dövüşerek yenilmelisin Hiç kimseye vereceğin hesap kalmamalı
Bir zamanlar yaralanmış gölgeniz Yalnızlığa ıslanmış geliyor... Şiirlerde şarkılaşmış seslerle Duyularla durulanmış geliyor.
Sevdim seni bir kere, Vazgeçmem ölsem bile Sen ne söylersen söyle, Bu aşk bitmez bunu belle.
Seni düşündüm yine bu gece, Anldım geçmiyor sensiz gece, Yokluğun vuruyor beni derde, Bu aşk bitmez bunu belle.
Sakın başkasını arama, Bırakmam seni anlasana, Yapsanda türlü numara, Bu aşk bitmez bunu belle.
İstediğini yapmadım mı? Sana bakanları harcamadım mı? Senin için ölümü göze almadım mı? Bu aşk bitmez bunu belle
MEHMET
Benimle Evlenir Misin
YOLARINDA BİR YOLU YORDA MI VARMIŞ DAĞLAR AŞILMAZ DEĞİLMİŞ BİR BENMİŞİM GARİP BENDEN BAŞKA HERKES SEVİLMİŞ KURŞUNLAR HAKSIZ DARBE YAPMAZMIŞ ECEL BİR SANİYE SAPMAZMIŞ KAF DAĞI BENİM İÇİMDE GİZLİYMİŞ AZRAİL IŞIK HIZINDAN HIZLIYMIŞ İNSANLAR BİRBİRİNE İHTİYAÇ DUYARMIŞ RABBİM HERKESİ BİR BİR UYARMIŞ KARAR VERDİM YAŞAM SENSİZ YAŞANMAZMIŞ HANİ BİR PERŞEMBE VARDI BİLİR MİSİN NİYET ETTİM BEN BUNA BENİMLE "EVLENİR MİSİN"
Artık Yoksun Yaşamımda
Artık Yoksun yaşamımda, Ellerim dokunmak istese de, o mis kokan avuç içlerine, Gözlerim görmek istese de, o iri kahverengi gözlerini, Kulaklarım duymak istese de, iç gıcıklayıcı sesini, Burnum koklamak istese de, o dişi kokunu
Artık yoksun yaşamımda, Hayallerimde kaldın sadece, Bir anı, küçük bir parça, Mutluluklarım bol olduğu hüzünlerin olmadığı, Küçük ve anlamlı, Yaşamımın en güzel hediyesi,
Artık yoksun yaşamımda, Kim bilir olsaydın ne olurdu? Düşünmek istemiyorum artık bunları, Yorgunum bitkinim.
Artık yoksun yaşamımda, Her şey tanımlanmak mı zorunda, Yaşamda tanımlanmaması gereken, Tanımlanamayacak güzellikler olduğunun farkındaysak eğer,
Şiirler insanı anlatabilir mi? Duygular yüzeye çıkartılabilir mi? Sadece küçük bir parça duygulardan bahseden, Ama asıl anlatılmak istenenler, Kalbin içinde çıkmamacasına, Boğazı düğümleyen acı veren, Artık yoksun yaşamımda.
Hasret
O eski günleri düşündükçe Hayaller başıma üşüştükçe Çıldırmamak mümkün mü sence Böyle yalnız kalıp üşüdükçe
Seninle ilk göz göze gelince O anda vurulmuştum gözlerine Uyumak mümkün müydü gecelerce Hayalin her an karşıma dikildikçe
Bambaşka oluyordum seni gördükçe O güzel yüzüne bakıp güldükçe Daha çokseviyordum gün geçtikçe Sinen dahada güzelleşiyordu sevdikçe
Hasretin her an yüreğimi yaktıkça Hayalin sıralanıp aklıma geldikçe İki gözüm iki çeşme yaşlar döküldükçe Unutmak mümkün müydü BU AŞKI sence
Sana Gelirim
Seninle olmak için el ele, yürürüm mahşere, Allah’a yalvarır, vuslata giderim meleklere, Dua ol sen semada, seninle yayılırım göklere, Göğe açık avuç bulurum, gözüne nur gelirim.
Aramızda dağlar olsa, zincir vuramam gönlüme, Göklere fışkırırım, yanan ayrılık ateşinle, Alev topu gibi püskürürüm, akarım lüle , lüle, Toprağı yeşile bürüyen tohum olur gelirim.
Çiçek tozundan alınan, bal olurum kovanına, Sofrana konulan tat olurum, kiraz dudağına, Ceylan mayasından çıkan misk-ü amberim boynuna, Buse konan yüzüne, gülücükle dolar gelirim.
Dermani veren su gibiyim, avuçlarına dolar, Gülüne kavuşmuş bülbül gibiyim, dalına konar, Mühür basılı parmak gibiyim, saçlarını okşar, Dağı delen künkle çağlar, hayata döner gelirim.